14 Mayıs 2019 Salı

MATEMATİK karşı ön yargı🔫🎯💥💥🎱❣️🏉😎😜😛


MATEMATİGE DUYULAN ÖN YARGIYI KIRMAK ARTIK MÜMKÜN!! 
Ön yargıları parçalamak, atomu parçalamaktan zordur…” Albert Einstein
Matematik konusunda çokça yaygın şehir efsaneleri mevcuttur günümüzde. Belki de sizin ve çocuklarınızın matematiğe bakış açısı bu efsanelerden olumsuz etkilenmiş olabilir…
Gelin bir göz atalım bu efsanelere…
  • Bazı insanlar matematik genlerine sahiptir, bazıları ise değildir.

Matematik becerisi için herhangi bir gen yatkınlığının varlığını gösteren hiçbir araştırma yoktur. Aslında, birçok kültürde de, “matematik geni” olduğu fikri bile mevcut değildir.
Bir öğrencinin yeni bir kavramı kolaylıkla öğrendiğini görmek mümkündür. Görmekte yetersiz olduğumuz şey, çocuğun okul hayatından önce, matematik ile alakalı ilgisini ve becerilerini şekillendirebilen tüm deneyimleridir.
Çoğu çocuk, okul dışında oynarken çevresiyle matematik hazır bulunuşluklarını da deneyimler. Bu deneyimler bazı çocuklar için doğal gibi görünür. Tersine, bu deneyimleri ilk etapta yaşamayan çocuklar ise, “matematik geni” yokmuş gibi görünürler.
Demek ki okul öncesi çağda düşünmeye, anlamaya sevk edici oyunlar oynamaları çocukların okul hayatlarında matematik becerilerine de katkı sağlıyor.

Sonuç: Matematikte diğerlerine göre daha fazla çaba gösterdiklerini fark eden öğrenciler kendilerinde “matematik geni” olmadığını düşünerek baştan vazgeçerler. Üstüne de “Zaten evdekilerde matematiğin zor olduğunu söylüyor, hatta babamın lisedeyken matematiği birmiş” cümleleri ön yargının üzerine de turp sıkar.  Yelpazenin öteki tarafındaki kendilerinde matematik geni olduğuna ikna olmuş çocuklar için bu durum yeni kavramları öğrenme çabası başladığında nasıl olsa genim var, er geç yaparım zihniyetinden dolayı en kısa zamanda öğrenmeyi bırakmalarına sebep olduğu için ironik ve kötü bir durum teşkil eder.

Çözüm: Çocuğunuza gayret etmenin, öğrenmenin gerekli olduğunu ve çaba göstermeksizin kimsenin başarılı olamayacağını hatırlatın. Bir çocuğun hiçbir piyano dersi almadan Beethoven’ın 5. Senfonisini çalmasını beklemediğiniz gibi, matematiğinde hiçbir çaba gösterilmeden öğrenilmesini beklememelisiniz.
Çalışmak, her şeyi fetheder.
  • Erkekler kadınlardan matematikte daha iyidir.

Birinci maddeye yakın bir önyargıdır, zira erkeklerin matematikte kızlardan çok daha iyi oldukları fikrini destekleyen hiçbir araştırma bulgusu en azından şu ana kadar yoktur.

Hatta kız çocukların matematiğe erkeklerden daha çabuk ilgi duyduğunu biliyoruz. Ancak kızlar, kadın rol modellerinden (anneler ve öğretmenler) örtük O olumsuz bir şekilde etkilenebilirler. Ayrıca kız çocuklar ezberlemekten ziyade, yaparak görerek öğrenmek konusuna daha başarılıdırlar ki matematik eğitiminin en temel sorunlarından birisi konunun somutlaştırılmasında eğitmenlerin yetersiz kalmasıdır.
Sonuç: Kızlar yukarıdaki nedenlerden dolayı muhtemelen daha çok “Ben matematiği yapamayabilirim.” ya da “Matematiği sevmiyorum.” der ve vazgeçer. Bu, kızları, erkenden, matematik öğretiminin gerekli olduğu bilim ve mühendislik alanlarında kapatır.
bir ebeveyn iseniz, BUNU KENDİNİZE SAKLAYIN! Daima matematik hakkında pozitif tutum sergilemeye çalışın. En azından, O başarabileceğine inanıp, ön yargısını yıktığını görene kadar…
“Cahillerdir kadından üstün olduklarını sananlar.” Mevlana

Geometri 👀👣

Geometriyle ilgili bildiğimiz temel şeylerin yanında derinlemesine bir bakışla onu tanımlamak geometri nedir sorusuna açık ve anlaşılır cevaplar verebilmek sayısal alanda zihnimizi geliştirecektir. Unutmayın ki tanım yapabilme kabiliyeti birçok insanda bulunmayan yüksek bir meziyettir. Kavramların tanımlarını oluşturabilmek hem aklı geliştirir hem de kendimizi daha iyi ifade etmemizi sağlar. Şimdi geometrinin tanımlarıyla olaya giriş yapalım.

Genel Geometri Tanımları

Geometri nedir sorusuna birçok bilgin farklı yanıt vermiştir. En temel geometri tanımına girmeden önce Coxeter’ın geometriyle ilgili tanımını paylaşalım: Geometri belki de bilimin içinde insanın fiziksel dünya ile ilgili sonuçlara ulaşabilmesi konusunda en temel bilgidir. Onun gücü doğruluğu, ispata açık olması ve elde edilen gözlemlerle genellemeler yapılabilmesinden kaynaklanır.
Geometri geometrik obje türlerinin özelliklerini anlamamıza yarayan matematik branşıdır. Noktalar, doğrular, üçgenler ve çemberler bu geometrik şekillerin en bilinenleridir. Geometri Latince’de yer ölçüsü manasına gelmesine rağmen bundan çok daha fazlasıdır
. Geometrinin çıkış noktası pratik anlamda ölçüm ihtiyaçlarını karşılamak olduğu için bu ismi almıştır. Öklid’in geometriye el atmasıyla bu alan oldukça genişlemiştir. Öyle ki matematikten ayrı düşünülemez hale gelmiştir. Öklid’i bu açıdan geometri için bir devrim sayabiliriz.
Modern matematiği sağlam temeller üzerine oturtup eksiklerini gidermek için iki yol bulundu. İlk olarak matematikçiler Öklid
elementlerinin aksiyomatik yaklaşımlarını mükemmelleştirdiler. Ancak geometride var olan nokta ve doğru gibi kavramların tam olarak tanımlanmasının imkânsızlığını fark ettiler. Buna rağmen analitik geometrideki bütün nokta ve doğrular göreceli olarak iyi bir şekilde tanımlanabiliyordu. Ancak yine de analitik geometri herhangi bir geometrik aksiyom içermez. Geometrinin bu alanı sayılar teorisi üzerine inşa edilmiştir.Geometrinin Doğuşu ve Tarihi
Geometrinin doğuşuyla ilgili çeşitli rivayetler vardır. Ancak genel kanı Eski Mısır uygarlığında doğmuş olması üzerinedir.
Mısırda Nil ırmağı belirli mevsimsel döngülerle sık sık taşıyordu. Irmağın taşmasıyla ırmak çevresinde olan tarım alanlarının kime ait olduğu karışıklığa neden oluyordu. Bu nedenle Mısırlı bilginler ölçüm için geometriyi icat ettiler.

                    
Tarlaların ve nehrin taşan kısımlarının küçültülerek çizilmesiyle geometrinin pratik anlamda temelleri atılmış oldu. Ancak bu dönemde Thales gibi bilim insanları Anadolu topraklarında yaşıyordu. Mısırdan zamanla gelen bu bilgiler burada incelendi ve kainatın tamamında geçerli olabileceği fikri uyandı. Yunan bilginleri böylece geometriyi geliştirmeye başladı.

ÜNLÜ MATEMATİKÇİLER 👀👣💥

Matematikçiler… Tüm dünyayla birlikte evrenimizde ele alınan her şeyi anlamamıza yardımcı olan bilimi icra eden sanatçılar.
Matematik neredeyse bütün bilim insanlarınca “Evrensel Dil” olarak anılır. Bilgi üretimi çağı dediğimiz şu noktaya ulaşıncaya dek yararlandığımız bilimler içerisinde matematikteki gelişmelerin katkı payı en büyüktür çünkü hemen her türden bilimin temeli matematiktir. Tabii ki bu matematiksel ilerleme olağanüstü matematikçilerin eseridir.
Fark edebilenler için matematik her yerdedir ve tam da bunun farkında olan insanlar arasından müthiş matematikçiler, sanatçılar, bilim insanları, yazarlar çıkmıştır. Aşağıda, tarihteki en etkili matematikçilerden oluşan bir liste bulacaksınız.
Listeyi fazla uzatmamaya çalıştık, bizden kimse yok mu derseniz o da başka bir yazının konusu olsun…

10- Samos’lu Pisagor

Yunan matematikçi Pisagor kimileri tarafından en önemli matematikçilerin ilklerinden biri olarak kabul edilir. Milattan önce 570 ile 495 yılları arasında yaşamıştır. Aristoteles’in de belirttiği Pisagor kültü, Pisagor tarafından kurulan ve matematiği ilk olarak aktif biçimde çalışan ve geliştiren bir gruba verilen ad idi. Pisagor, ispatı ve ilk kullanımı kendisine ait olmasa da ismiyle anılan Pisagor Teoremi ile de bilinir. Bu yüzden Pisagor, çağdaş matematiğin kurucu babası olarak anılabilir. Ancak ardında birtakım söylentilerle de olsa kitaplara konu olmuş bir kötü ün de bırakan Pisagor’un, öğrencisi Hipassos’u boğdurarak öldürttüğü iddia edilir. Bu cinayete neden olarak da öğrencisinin √2’nin irrasyonel bir sayı olduğunu ispat etmesi gösterilir.

9- Andrew Wiles

Bu listede yer alanlar içinde halen yaşamakta olan tek matematikçi Andrew Wiles, “Fermat’nın Son Teoremi”nin kanıtıyla anılıyor: Teoreme göre, 2’den büyük hiçbir a, b ve c pozitif tam sayısı an+bn=ceşitliğini sağlayamaz (eğer n=2 olursa eşitlik Pisagor Teoremine dönüşür).
Wiles’ın matematiğe olan katkıları belki de bu listedeki diğerleri kadar olmamış olsa da, bu teoremin ispatı için “keşfettiği” yöntemlerle yeni bir matematik anlayışı geliştirmiştir. Ayrıca kendini 7 yıl boyunca dış dünyaya kapatıp teoremin ispatı için bir formül arayışına adaması da büyük bir çoğunluk tarafından takdirle karşılanmıştır. Çözümün içinde bir hata bulunduğunda da yalnızlığına geri dönmüş ve bir yıl daha çalışarak çözümün kabul edilmesine uğraşmıştır. Bulduğu “yeni matematik” anlayışının ne kadar büyük bir buluş olduğunu anlamaya yardımcı olması açısından şu söylenebilir: O dönemde buluşunu dünya üzerinde anlayabilecek ve doğrulayabilecek matematikçilerin sayısı bir elin parmaklarını geçmemektedir. Bütün bunlara rağmen böylesi bir buluşun etkilerinin ancak zaman ilerledikçe ve anlayan insanların sayısı arttıkça daha da büyüyeceği öngörülmektedir.

8- Isaac Newton ve Wilhelm Leibniz

Listemizde bir arada yer alan bu iki büyük dahi matematikçi “Sonsuz küçükler hesabı” olarak adlandırılan alanın kâşifleri olarak onurlandırılıyorlar. Bu alandaki birbirlerinden bağımsız katkıları, onların birlikte anılmalarını zorunlu kılıyor. Felsefe, mantık, mekanik ve matematiğin ilham veren büyük düşünürü Leibniz özellikle integral işaretinin standart olarak kullanılmasını sağlaması ve topolojiye dair büyük çalışmalarıyla da bilinmektedir. Her yönüyle bir dahi olan Newton ise, muhteşem bilimsel eseri Principia Mathematica’yı da özellikle burada belirtirsek, matematiğe çağ atlatan kalkülüs hesabının esas mucidi olarak tarihe geçmiştir. Yaşadıkları dönemde genel olarak bilimin özelde matematiğin ileri taşınmasında çok önemli katkılarda bulunmuş bu iki insanın çalışmalarının aydınlattığı yol günümüzde de ışıldamaya devam ediyor.

7- Leonardo Pisano Bigollo

Diğer adıyla Leonardo Fibonacci, orta çağların belki de en muhteşem bilginlerinden bir tanesiydi. Yaşadığı yıllar olan 1170 ile 1250 arasındaki katkıları, özellikle şöhretli Fibonacci serileri, Batı dünyasında sarsıcı etkiler yaratmıştı. Biyolojik oluşumlarda da açıkça gözlenen Fibonacci serileri Hintli matematikçiler tarafından MÖ 200’lerden beri biliniyordu. Ancak bu seriler esas ününü İtalyan matematikçiyle edinmiştir. Fibonacci, çoğunluk unutsa da, Arap numaralandırma sistemine yaptığı  katkılarıyla da tanınır. Çocukluğunun geçtiği Kuzey Afrika’da öğrenmiş olduğu Arap numaralandırma sisteminin Roma rakamlarının sisteminden çok daha kullanışlı olduğunu fark ettiğinde Arap dünyasına, çağının önemli matematikçilerinden faydalanmak üzere bir seyahate çıkar. İtalya’ya 1202’de döndüğünde yayınladığı “Liber Abaci” ile Arap sayı sistemini savunarak dünyadaki hemen her olguyu bu sistemi kullanarak anlatmıştır. Çalışmalarının sonucunda Arap sayı sistemi giderek daha fazla insan tarafından kullanılmaya başlanmış ve de günümüzde çağdaş matematiğin gelişimindeki en büyük rolü oynamıştır. Bu bakımlardan  Fibonacci’ye minnettar olmamamız mümkün değildir.

6- Alan Turing

Bilgisayar bilimcisi ve şifre çözücüsü Alan Turing birçokları tarafından 20. yüzyılın en muhteşem parlak beyinlerinden birisi olarak görülür. İkinci Dünya Savaşı sırasında İngilizlerin Şifre Okulu’nda ve Hükümet Kodlandırma hizmetlerinde çalışarak büyük buluşlara ve şifre kırıcılığında  başarılı yöntemlerin gelişimine imza atarak Almanların Enigma şifrelerinin kırılmasında rol almış, savaşın sonucunu etkilemiştir. Savaştan sonraki zamanını bilgisayar bilimlerine adayan Turing, savaş öncesindeki dönemlerde geliştirmeye başladığı hesap makinesiyle de dikkat çekmiş ve ilk gerçek bilgisayar bilimcisi ünvanını almıştır. Daha da fazlası, o dönemlerde hesaplamalarla ilgili olarak günümüzdeki çalışmalarda bile güncelliğinden bir şey kaybetmeyen son derece parlak makaleler yazmış, Yapay Zekâ kavramının önünü açan ve halen bilgisayarların “akıllılık derecesini ölçen” Turing Testi’ni geliştirmiştir. Öğrencisi Champernowne ile birlikte 1948 yılında satranç üzerine bir bilgisayar programı üretmek için çalışmalara başlamış ve kendisi bu programı test ederken “bilgisayar” rolü alarak programın işleyişi üzerinde incelemelerde bulunmuştur. Alan Turing eşcinsel olduğunu İngiliz polisine başvurarak açıklayınca 1 sene boyunca kimyasal yoldan hadım edilme cezasına çarptırılmış, 2 yıl sonra da zehirlenerek ölmüştür. Alan Turing’in adı günümüzde bilgisayar bilimlerindeki en önemli ödül olan Turing Ödülü’yle de yaşatılmaktadır.

5- René Descartes

Fransız matematikçi, filozof ve fizikçi Rene Descartes en çok da “Düşünüyorum o halde varım” felsefesiyle bilinir. Bundan ayrı, 1596 ile 1650 yılları arasında yaşayan bu Fransız, matematikte de büyük etkiler bırakmıştır. Kendisi (Newton ve Leibniz’in de daha sonra üstüne kurgulayacağı) modern kalkülüs’ün temellerini ortaya çıkarmasıyla günümüze kadar gelen süreci başlatmıştır. Ancak Descartes özel olarak Kartezyen Geometri’yi (kareli düzlemde x ve y eksenleriyle konum belirlemeyi) geliştiren ve cebiri de bu yöntemle birleştirerek yeni bir çığır açan matematikçi olarak tarihteki yerini almıştır. Bu gelişmeden önce çoğu geometrici sanatlarını icra etmek için sade, çizgisiz kâğıtlar veya yüzeyler kullanıyordu. Bu yüzden de yapılan işler üzerinde uzaklıklar elle ölçülüyordu. Kartezyen geometri ile bu durum büyük bir hızla değişti ve noktaların yeri artık grafik üzerinde belirtilebildiğinden çeşitli ölçeklere uyarlanabilen grafik çizimlerine başlandı. Matematiğe yaptığı en son katkılardan bir tanesi de “Descartes İşaret Kuralı” olarak adlandırılan ve polinom denklemlerin köklerini bulmak için kullanılan yöntemi geliştirmesidir. Descartes, “İlk Felsefe Üzerine Meditasyonlar” isimli eseriyle bugünkü üniversitelerin felsefe bölümlerinde okutulmasının yanında modern matematiksel ifadelere olan katkılarıyla da matematik dünyasının büyük öncülerinden bir tanesidir.

4- Eukleídēs (Öklid)

En büyük eseri “Elementler” ile matematikte gelmiş geçmiş en muhteşem eserlerden bir tanesini vermiş olan Öklid, Geometri’nin Babası olarak anılmaktadır.
MÖ 300 dolaylarında yaşayan Öklid’in Elementler’i, 20. yüzyıla kadar ders kitabı olarak  okutulmuştur. Ne yazık ki yaşamı hakkında çok az şey bilinir. Elde olanlar da ölümünden çok sonraları yazılmış kaynaklardır. Öklid, çok titiz ve mantıklı çalışmalar sonucunda ulaştığı teorem kanıtlarıyla ve varsayımlarıyla tarihteki yerini almıştır. “Elementler” yapıtının yanında günümüze ulaşan 5 adet çalışması daha vardır ve onlar da geometri ile sayılar teorileri üzerinedir. Bilinen bir diğer 5 adet çalışması da maalesef zaman içinde kaybolmuştur.

3- F. Bernhard Riemann

Bernhard Riemann, 1826’da fakir bir aileye doğmasından 19. yüzyılın en seçkin matematikçilerinden birisi olmasına kadar uzanan hayatıyla ilgi çeker. Geometriye olan katkıları son derece geniş olmakla beraber matematikte kendi ismiyle anılan teoremlerin sayısı da bir hayli fazladır: Riemann Geometrisi, Riemann Yüzeyleri ve Riemann İntegrali gibi. Ancak isminin en çok telaffuz edildiği ve efsanevi derecede zor olmasıyla da nam salmış Riemann Hipotezi’nden bahsetmeden olmaz. Hipotez, asal sayıların dağılımıyla ilgili oldukça karışık bir problemdir. Çok az sayıda matematikçinin anlayabilmesi yüzünden, ortaya çıkışından sonraki 50 sene kadar fark edilemeyen bu problem, değerinin anlaşılmasıyla birlikte bilimsel arenada bir anda sonucu en çok merak edilenler listesine girmiştir. Bu hipotezin kanıtlanması halinde ortaya çıkabilecek sonuçlar içerisinde neredeyse tüm şifreleme sistemlerinin kırılabileceği ve bu şifrelere dayanan her şeyin çökeceği öngörüsü bulunmaktadır.
Görünen o ki, Riemann’ın çalışmaları ölümünden sonra bile matematiksel düşüncenin ufuklarını zorlamaya ve yeni yollar aramak üzere insanları teşvik etmeye devam ediyor; yaşamında yaptığı gibi.
2- Carl Friedrich Gauss
Gauss, diğer adıyla ”Matematiğin Prensi”, ilk büyük keşfini henüz onlu yaşlarındayken yapmış; 21 yaşında ise en büyük eseri “Disquisitiones Arithmeticae”yi (Aritmetiksel Araştırmalar) yazmıştır. Gauss daha ilkokuldayken öğretmenlerinin sınıfta oyalansınlar diye verdiği 1’den 100’e kadar olan sayıları toplama işlemini aklından inanılmaz bir hızla yaparak öğretmenlerini şaşkınlık içinde bıraktığı söylenmektedir. Bölgenin Dükü bu yeteneğini keşfederek küçük dahiyi Collegium Carolinum’a gönderir. Gauss daha sonra Göttingen Üniversitesi’ne geçecektir (o dönemde dünyadaki en prestijli matematik üniversitesi olan Göttingen’de en iyi öğrenciler bulunmaktaydı). Henüz 22 yaşındayken 1798’de Göttingen’den mezun olan Gauss matematiğin önemli alanlarına katkılarda bulunmaya başladı, özellikle de sayılar teorisi kapsamındaki asal sayılar üzerine özelleşti. Bir yanda cebirin temel teoreminin kanıtlarını sunarken diğer yanda fizikte kendi adını taşıyan Gauss yer çekim sabitini tanıtıyordu. Bunların hepsini ve daha da fazlasını daha 24 yaşına bile gelmeden yapıyordu. Büyük dahi, 77 yaşındaki vefatına kadar çalışmaya devam etti ve günlüğüne bakıldığında meslektaşlarından çok daha önce birçok konuda ispatlar yapmış ancak yayımlamamıştı. Matematik için muhteşem üretimler gerçekleştirerek insanlık ve bilim için ulaşılabilecek en ileri noktalardan bir tanesine ulaşan Gauss şüphesiz insanlık tarihi boyunca hatırlanacak nadir matematik ustalarındandır.

MATEMATİKDEKİ KOLAYLIKLAR ŞŞTT ARAMIZDAA😂🎯😉😉

6 ile Çarpma 

Eğer 6'yı bir çift sayı ile çarparsanız, cevap aynı rakam ile bitecektir. Onlar basamağındaki rakam da, birler basamağındaki rakamın yarısı kadar olacaktır.

Örneğin: 6 x 4 = 24 Burada 6'yı 4 ile çarptınız ve sonuç 4 rakamı ile bitti. Aynı zamanda 24'deki 2 (onlar basamağı), 4'ün (birler basamağının) yarısı kadardır.

2. Sonuç 2

a) Bir sayı düşünün

b) Onu 3 ile çarpın

c) Şimdi çıkan sonuca 6 ekleyin.

d) Bu sayıyı 3'e bölün.

e) Şimdi de" a" seçeneğinde düşündüğünüz (ilk) sayıyı "d" seçeneğinde bulduğunuz sayıdan çıkartın.

"2" Buldunuz değil mi? :)

Örneğin: 7 rakamını seçtiniz. Onu 3 ile çarptınız ve 21 buldunuz. Şimdi de ona 6 eklediniz ve 27 buldunuz. 27'yi de 3'e böldünüz. 9 buldunuz. Son olarak da ilk seçtiğiniz sayıyı, 7'yi, son adımda bulduğunuz sayıdan 9'dan, çıkarttınız ve "2" buldunuz.



Altı Basamaktan Üç Basamağa Doğru

a) Herhangi üç basamaklı bir sayı seçin ve onu iki defa yan yana yazın.

b) Oluşan bu sayıyı 7'ye bölün.

c) Çıkan yeni sayıyı 11'e bölün.

d) Son olarak da en son bulduğunuz sayıyı 13'e bölün.

(b-c ve d adımlarının sırası önemli değildir. Çünkü bölme işleminde hangi sıra ile böldüğünüz önemli değildir.)

Cevap 3 basamaklı bir sayı çıkıyor değil mi?

Örneğin: 456 sayısını seçtiniz ve onu ilk adımda söylendiği gibi 456456 şeklinde yazdınız. Şimdi de 456456'yı (sırayla veya karışık bir şekilde) 7,13 ve 11' e böldünüz. Sonuç 456 çıkacaktır.

5. 11 Kuralı

Bu kural size, iki basamaklı bir sayıyı 11 ile kolay bir şekilde çarpmanın yolunu gösterecek.

Örneğin: 75 x 11 çarpımını yapmak istiyorsunuz.

a) Önce 7 ile 5 birbirinden uzaklaştırın. Yani 7_5 şeklinde yazın.

b) Sonra 7 ile 5 toplayın ve 12'yi bulun.

c) Şimdi bulduğunuz 12 sayısını '5' ve '7' rakamları arasındaki boşluğa koyun. Ama dikkat! Eğer bu sayı ,12, gibi 9'dan büyük çıkarsa 12'deki 1'i 7'ye ekleyin. Kalan 2'yi de araya koyun. Cevabımız şöyle:

75 x 11 = 825

Diğer bir örnek: 23 x 11 = 253

6. Pi Sayısını Hatırlama

Dünyanın en popüler sayısının ,pi'nin, ilk yedi basamağını hatırlamak için, şu cümlenin (ingilizce olanının) her kelimesindeki harf sayısını sayın.

"How I wish I could calculate pi?" ( Nasıl pi sayısını hesaplayabilirim?)

Bu size 3.141592'yi verecektir.

Pi sayısı ile ilgili diğer haberlerimizi okumak için buraya tıklayabilirsiniz.

7. Aklınızdan Büyük Sayıları Çarpmak

İki basamaklı sayıları aklınızdan kolaylıkla çarpmak için onların 100'e olan uzaklıklarını kullanın.

Nasıl mı?

a) 2 basamaklı 2 sayı seçin.

b) Bu sayıları sırayla 100'den çıkartın.

c) Çıkarttığınızda bulduğunuz bu sayıları(100'e olan uzaklıklarını) birbiriyle toplayın.

d) Daha sonra bu toplamı 100'den çıkartın. Bu sayı sizin sonucunuzun ilk iki sayısını oluşturacaktır.

e) Son olarak da 'b' basamağında çıkarttığınızda bulduğunuz bu sayıları birbiyle çarpın. Bu toplam da sizin sayınızın son iki sayısını oluşturacaktır.

Örneğin 97 x 96 yı nasıl çarparız? İlk önce bu iki sayıyı 100'den çıkartırız. 100 - 97 =3 ve 100 - 96 = 4. Sonra 3 + 4 işlemini yaparız ve 7 buluruz. Şimdi de sıra 100 - 7 = 93'ü bulmada. Bu sayı bizim sayımızın soldan ilk iki basamağını oluşturuyor (93__ gibi). Son olarak da 3 ile 4 çarpın ve 12 bulun. Bu sayı da sizin sonucunuzun sağdan son 2 basamağını oluşturacaktır.

Yani: 97 x 96 = 9312



8. 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 Rakamlarını Kapsama

a) 1 ile 6 arasında bir rakam seçin.

b) Bu rakamı 9 ile çarpın.

c) Bulduğunuz sayıyı 111 ile çarpın.

d) Şimdi de son bulduğunuz sayıyı 1001 ile çarpın.

e) Son olarak elinizdeki sayıyı 7'ye bölün.

Bulduğunuz sonuçtaki sayıda 1,2,4,5,7 ve 8'i göreceksiniz.

Örneğin seçtiğiniz sayı 5 olsun. 5 x 9=45. 45'i 111 ile çarpın ve 4995 bulun. Sonra 4995 x 1001 işlemini yapın ve 4.999.995'i bulun. (Az kaldı) Sonra bu sayıyı da 7'ye bölün. Sonuç 714.285 çıkacaktır.

9. 9 ile Çarpma

Parmaklarımızı sayı saymada kullanabildiğimizi biliyoruz. Peki bunları çarpma işlemi için de kullanabileceğinizi biliyor muydunuz? Bir sayıyı "9" ile çarpmak, her iki elinizin parmaklarını kullanarak çok kolay.

Örneğin: 9 x 2 işlemini yapmak istiyorsunuz.
a) Önce iki elinizi de açın.

b) Sonra sol elinizden başlayacak şekilde hangi sayı ile çarpıyorsanız o sayının yerindeki parmağınızı kapatın. Yani bu örnek için sol elinizdeki 2.parmağınızı kapatın.

c) Kapattığınız parmağınızın solunda 1 parmak, sağında da toplamda 8 tane açıkta parmağınız kaldı değil mi?

O zaman 9 x 2 = 18'e ulaşmış olduk :)

MATEMATİK Oyunları 💎🏉🎱🎯

   Cevaplar: Soldaki her sayıyı 4'ün kuvveti olarak düşünelim.
41=4
42=16
43=64
44= 256 
1.Matematik Zeka Sorusu: Esnaf olsaydınız belki çözerdiniz ama 1.Matematik Zeka Sorusu: Esnaf olsaydınız belki çözerdiniz ama bu soruyu her 10 kişiden sadece 1'inin çözebildiğini hatırlatmalıyız. Hadi bakalım 😉 sor
uyu her10 kiş
sadece 1'ini. Hadi bakalım


Cevap:Burak'ın kasasına girdiler ve çıktılar toplandığında soru çözülür:
 Girdiler: 
Müşteriden sahte para. Değeri: 0 TL
Kasiyer Halil'den bozuk para. Değeri: 100 TL
 Çıktılar: 
Halil'e sahte para. Değeri: 0 TL
Halil'e, özür dileyip verilen gerçek para. Değeri ( 100 TL)
Müşteriye kalem pil. Değeri: 5 TL
Müşteriye para üstü. Değeri: 95 TL
(0+100)+(0-100-5-95)= -100 Buna göre Burak'ın toplam zararı  100 TL'dir
4.Matematik Zeka Sorusu: 1000 çıkar 40 ekle 1000 daha ekle 30 ekle 1000 daha Artı 20 Artı 1000 Ve artı 10...
 Matematikte öyle bir sayı varmış ki, kendisini 4 ile çarpınca sanki aynaya bakıyormuş gibi tam tersi ortaya çıkıyormuş.

Bu sayı: 21.978

A=2, B=1, C=9, D=7, E=8
Matematik Zeka Sorusu: Soru işaretli yere ne gelmelidir? Not: Bu bir sayı olmayabilir. Günlük hayattan düşünün bu rakamların bu şekilde sıralandığı yerleri düşünün.
matematik zeka sorusu 8
Cevap:Biraz ipucu verelim...


Hep Aynı Sayı
a) Bütün rakamları aynı herhangi üç basamaklı bir sayı düşünün.

b) Şimdi bu sayının tüm rakamlarını toplayın.

c) Son olarak bu sayıyı b seçeneğinde bulduğunuz sayıya bölün.

Tahminimizce sonucunuz 37 çıktı değil mi? :)

Örneğin: Seçtiğiniz sayı 222 olsun. Bütün rakamlarını topladınız ve 6 buldunuz. Şimdi de 222'yi 6 ya bölüyorsunuz ve 37'ye ulaşıyorsunuz.


12 Mayıs 2019 Pazar

MATEMATİK EŞYA DÜNYASI




        .                                                     


MATEMATİK karşı ön yargı🔫🎯💥💥🎱❣️🏉😎😜😛

MATEMATİGE DUYULAN ÖN YARGIYI KIRMAK ARTIK MÜMKÜN!!  Ön yargıları parçalamak, atomu parçalamaktan zordur…” Albert Einstein Matematik ...